Ayağı yere basmayan hayal maceradan öteye gitmez

, Yorum Yapılmamış

 

Kaya Demirer, Türkiye’de ‘imza’ niteliğinde pek çok mekanın kurucularından biri. Frenkie ve Jamies Oliver son eserleri. Turizm Restoran ve İşletmecileri Derneği (TURYİD) başkanı da olan Demirer ile Patronla Muhabbet’e buyurun.

Hobi

– Yemek yapmak meditasyon gibi… Beni sakinleştiriyor, beynimi boşaltıyor.

– Spor yapmak, daha çok yaşam tarzı. Haftada 3-4 olmazsa sorun büyük; asabi kalıyorum, adrenalin yükselmeli ve vücuttan bir şekilde atılmalı.

– İlkokulda TED Ankara Koleji basket takımındaydım ve Türkiye şampiyonu olmuştuk. Sağlam bir Fenerbahçeliyim. Tüm lise hayatım Fenerbahçe’nin futbol maçlarında geçti. Basketbolun yeri ayrı. Futbolda top bir kaleden öbürüne giden kadar mevsimler geçer. Basketbolu nefes alamadan izlersin. Ortaokulda boyumdan dolayı takımdan kesildiğimden beri oynamayı bıraktım.

 

İş-Hayat Dengesi

– Biz X kuşağı denge filan bilmiyoruz. Önce iş, zaman kalırsa keyif. Çoğu zaman keyif anında bile sohbetler iş odaklı. Eskinin siyaset ve futbol geyikleri bizim kuşağa iş-güç şeklinde geçti.

– Bizim iş diğerlerinin keyif alanı olduğu için sohbetler genellikle hafif modda geçer.

– Herkesin dinlenme, eğlenme zamanı bizim iş sahamız. Bu tezat durumu idare etmek, adapte olmak zor iş. Ama yıllar içinde alışıyor, bizimle beraber hareket eden sevdiklerimizi de alıştırıyoruz.

 

Kulağa Küpe

– Mutlaka deneyin, korkmayın. En kötü ihtimalle “Hata yaptım” dersin, kendi kararınla yaptığın hata kayıplı ve üzüntülü de olsa acısı az olur. Korkmak, denememek ileride insanın içini kemirir, acısı daha fazladır.

– Dibine kadar dürüst ol! “Bu da amma saf” denilecek seviyede dürüst ol. Hafif kalırsın ve hafifliğin verdiği rahatlığı diğerlerinin önünde hisseder, hissettirir; onları kendi ağırlıklarında sessizce ezersin.

 

Pişmanlık

– “Ya düşlerinin peşine düşmeyi seçersin, ya da mevcutları kabullenmeyi. ‘İyi ki’lerinle güçlenir, ‘keşke’lerinle tükenirsin. Karar senin” demiş Charles Bukowski. Ne de güzel tercüme etmiş pişmanlığı!

– Özel hayatımda da iş hayatımda da pişmanlıklarım oldu. İnandığım bir şeye sarılmama ve nihayetinde  denememe kararının yarattığı pişmanlık yaralarını hiç bir zaman unutamadım, saramadım.

 

Başarının Sırrı

– Çok fazla düşünmek ve sonrasında da düşüncelerinin hayallerini kurmaya başlamak. Başlangıç burada; sonrasında pes etmeden çalışmak ve iyi plan yapmak.

– Ayağı yere basmayan hayaller macera olmaktan öteye geçemeyebilir. Ben mutlaka içimde, iç sesimde tedirginlik hissettiğimde aklına fikrine inandığım kişilere danışırım.

– Danışmak, fikir almak önemli. Her zamana bizden iyi bilen vardır. Bazen de hiç tahmin etmediğimiz birinden gelir en büyük destekler. En nihayetinde de ne yaparsan yap demokrat çizgide hareket et derim.

 

Yetenek Avı

– Anında koklayabildiğimi düşüyorum. Benim mesleğimde yürekten gelen samimiyet ve insani hisler çok büyük değer taşır. Mesleki bilgileri her zaman arkadan öğretebilirsiniz.

– İşini severek yapan ve misafirlerine hizmet etmeyi onlarla güzel ilişkiler kurmayı, yeni heyecanlar yasamayı ve öğrenmeyi mutluluk olan algılayan ve prensip etmiş olanlar her zaman radarımda olurlar.

– Bu söylediklerim, sadece misafirle direk ilişkideki ön cephe personeli için geçerli değil. Bulaşığı yıkayan, patatesi soyan genç arkadaşım ya da yemeği lezzet ve görsel bir sanata dönüştüren şefim de ise ruhlarını ve yüreklerini koyduklarında sonuç bambaşka oluyor.

 

Sosyal Sorumluluk

– Bu konuda dernek olarak müthiş bir projemiz var. Uzun zamandır çalışıyoruz; umarım kısa zaman sonra meyvesini yiyeceğiz ve sokaktan restoranlarımıza direk istihdam yaratacağız. Misafirlerimizin desteği ile hep birlikte gurur duyacağımız çok ses getirecek bir proje olacak inşallah.

– Hayır işlerine gelirsek ise, özel kalmalı diye düşünüyorum.
Şans

– İnanırım şansa. Bence var ama tek basına kaderi etkileyecek boyutta değil.

– Mutlaka hayatta şansımızla da paralel iniş ve çıkışlarımız oluyor. Ama baktığınız zaman hayat zaten iniş ve çıkışları ile daha renkli diye düşünüyoruz değil mi?

 

Dalkavuklukla Mücadele

– Görmezden geliyor tahammülfersa boyuta gelirse ve de ortam müsait ise detaylı bicimde anlatıyorum abartının zararlarını.

– Doğal olmak ve yürekten doğal olmak en iyisi diyorum zaten, her zaman.

– Kimseye fayda getirdikleri görülmemiştir. Dikkatli olmak gerekir.
Sosyal Medya

– Sosyal medya eşittir a-sosyal. Onsuz dünyayı çok özlüyor ve yeni kuşaklara üzülüyorum. Anı yasamak yerine, anı yaşıyormuş gibi yapıp bunu paylaşma telaşına düşmek ne büyük bir acizlik.

-Twitter ve Facebook’ta yokum. Instagram’da kenardan da olsa baskılar sonucu varım.

– Yeme-içme sektöründe sosyal medya etrafında otoriteler yaratmak ve bu sözüm ona otoritelere büyük payeler vermek tehlikeli. Hızla kalite ve seviyeden uzaklaşıyoruz. Gurme yazarlık, ‘Parmağı olan yorum yazıyor, resim ekliyor’a dönüştü. Fenomenlere hakkettiklerinin çok ama çok fazlası ikram ediliyor.

Yorum Bırakın