Bana bir şey olmadı deme, belki de onu yakan ateş sana hiç değmemiştir

, Yorum Yapılmamış

 

BurnOut

Aynı zamanda, aynı yerde, aynı deneyimi(?) yaşadınız; o yıkıldı ama sen ayakta kaldın.

Deme öyle! Öyle deme.

Hiçbir şey bilmiyorsun. Hiçbir şey!

Aynı zamanda, aynı yerde, başına aynı şey gelenler dâhi aynı deneyimi yaşamaz.

Aynı kişi, aynı deneyimi, başka bir zamanda veya başka bir yerde yaşadığında bile o aynı deneyim değilken hem de.

Her deneyim biriciktir.

Ben sağ çıktım, deme.

Onu yakan ateş belki sana değmemiştir, bilemezsin.

Her bir deneyimin arkasında koca bir geçmiş deneyimler dağı vardır. Herkes kendi kümülatif deneyimlerinin oluşturduğu şartlar ve algıyla yenilerini yaşar.

Öyle deme.

O fotoğrafı paylaşmak istemedim.

“Çocuklarım aç, iş istiyorum; anlamıyor musunuz?”

Bunu söyleyip kendini yakan A.Y.’nin fotoğrafını… Çocukları için yeterince kötü hatıra birikti zaten, bir tane de ben eklemeyeyim.

Ama uzaktan bakıp, tepeden bakıp insafsızlık etmeyin n’olur.

Adam “Anlamıyor musunuz” deyip kendini yakmış, Allah aşkına bir susun!

Kurt Cobain’in intihar mektubunun sonuna yazdığı üç kelimeden biridir empati.

Ölürken bile anlaşılmayı dileyebiliyorsa insan…

Anlaşılmak arzusu sevilmek isteği kadar hayatidir.

Yaşarken duyulan bu arzu, ölürken bile geçmiyor demek ki…

Bir yerde okumuştum, hatırlayamadığım için kaynak veremiyorum.

“Bizi anlaşılma arzumuz mahvetti.”

Sanırım beni, felaketlerden daha çok insanların felaketlerin ardından sergilediği merhametsizlik ve vicdansızlık yaralıyor.

Anlama gayretini geçtim; sessiz bile kalamıyor olmaları incitiyor.

Belki bir gün benzer bir şefkate ihtiyacım olur da zalimlik görürüm diye mi bu, bilmiyorum.

Belki sen küllerinden doğdun ama onun külleri savruldu, bilemezsin.

Belki sen yaştın ve yanmadın; bilemezsin.

Belki o ateşiyle sana sarılıp seni yakmadı; bilemezsin.

Belki o yandığı için sen kurtuldun; bilemezsin.

Bilebilir misin?

O zaman buyur; Güneş’e uç, ama dikkat et balmumundan kanatların erimesin.

Yorum Bırakın